29 Ağustos 2016 Pazartesi

Korece Online Özel Ders



Merhabalar,
Uzun süredir koreceyi öğretmek için biraz da olsa yardımcı olabileceğimi düşünerek mümkün olduğunca açıklayıcı paylaşımlarda bulunmaya çalıştım. Fakat gördüğüm kadarıyla birçok kişi ilk adımı nasıl atacağını bilemiyor ve kafası karışıyor. Bulunduğu yerde Korece ders veren kurs varsa şanslı, yok ise, ya öğrenemiyor vazgeçiyor ya da öğrenmesi çok uzun zaman alıyor ve eksik öğreniyor.

Kendimden biliyorum ki, bir noktadan sonra bir desteğe ihtiyaç duyuyorsunuz. Aklınızdaki soru işaretlerinin giderilmesini istiyorsunuz. Bu gayet doğal bir süreç.

İşte tam olarak da bu ihtiyaçtan yola çıkarak Online Korece ders vermeye karar verdim.

Özel Ders ile ilgili açıklamalar;

  • Ders içerikleri kişiye özel olarak hazırlanacaktır. 
  • Ücretlendirme kişinin seviyesine göre belirlenecektir
  • Korece özel ders daha çok seans usulü gerçekleşecek, Zaman kavramı iki tarafın anlaşması ile ayarlanacaktır
  • Ders saatleri dışında da sorular sorabilecek 
  • Talep edilmesi durumunda Kore üniversitelerinde okutulan kitaplar üzerinden ders işlenebilir
Online Dersi ancak Ekim ayı itibariyle vermeye başlayabileceğim. Özel ders almak isteyen arkadaşlar "turkcekorece@gmail.com" mail adresine "Özel Ders" konulu mail göndererek sormak istediklerini sorabilirler. Yorum olarak da sorabilirsiniz.

27 Mayıs 2016 Cuma

Korece ~ㄹ/을걸 (그랬다) eki



이럴 줄 알았으면 너를 죽일걸

Hayatta herkesin yaptığı şeylerden pişman olduğu ve hatırladığında o pişmanlığını dile getirmişliği vardır değil mi? Tam olarak o pişmanlığı belirten ekten bahsediyoruz işte :)

Tanım:
말하는 사람이 하지 않은 일이나 하지 못한 일에 대한 후회나 아쉬움을 나타낼 때 쓴다
Konuşan kişi, yapmadığı ya da yapamadığı şeylere dair pişmanlık ya da hüsran (duygusu) ortaya çıktığında kullanır
*Pişmanlık belirttiğinden Geçmiş zamanda kullanılır

Kullanım
************************************
Fiil + ~ㄹ/을걸 (그랬다)
Fiil + 지 말걸 그랬어요 (olumsuz şekli)
************************************

-지 말걸 그랬어요  ekindeki
-지 말다 bir şeyi yapmayı bırakmak, cümleye olumsuzluk eki vermek için kullanılır. 
fill + 지 말아요 (-지 마세요)
하다 = yapmak 
>  하지 말아요 = yapMAYINIZ

Ufak bir kaç örnekle başlayalım;

24 Mayıs 2016 Salı

Korece - -는가/-은가/-ㄴ가 하면 eki



동사에 붙어 쓰이며, 선행문과 후행문의 내용이 상대적이거나 또는 선행문의 내용에 후행문의 사실을 덧붙여서  말할 때 쓴다
Fiile eklenerek yazılıp, ön cümle ile sonrasındaki cümlenin içeriği karşıtsa/zıtsa veya öndeki cümlenin içeriğine arkadaki cümlenin gerçeğini ilave etmek için kullanılır.

Kullanım:
*********************************
Fiil +  는가 하면
Sıfat / Zarf +  -ㄴ/은가 하면
isim + -ㄴ가 하면
*********************************

(사람)이 있다 = (kişi/insan ) var olmak
(사람)이 있는가? = (kişi / insan) var mı?  (soru cümlesi)
하면 = öyleyse, (koşul, şart belirten ek)

tüm bunlar birleştiğinde 
사람이 있는가 하면  
(eğer bana) insan/kişi var mı diye sorarsan (ben de derim ki) 
Eğer öylesi varsa böylesi de var
Öylesi olduğu gibi böylesi de var
ya da
Sadece öylesi değil ayrıca böylesi de var

şeklindeki anlamlara geliyor. Örneklerle daha iyi pekiştirebiliriz...

8 Nisan 2016 Cuma

Korece Fiil/Sıfat + 기는 무슨 eki

Kullanım şekli

***********************************
Fiil / Sıfat + 기는 무슨"
İsim + 은/는 무슨
***********************************

eki genellikle karşıdaki kişinin söylediği şeyin boş, gereksiz olduğunu belirtmek için kullanılır.

Kısa formu ise;
***********************************
Fiil / Sıfat + -긴 şeklindedir.
***********************************

Örnekleyecek olursak;

너 어디야 = sen nerdesin?
어디긴 = nerdesin derken! nerde olacağım (tabi ki evdeyim)! (şimdi bu da soru mu?)

Teşekkür eden birine;
a: 고마워요
b: 고맙기는 무슨... / 고맙긴 ~ diyerek "ne teşekkürü", "teşekküre gerek yok"

a: 가요 = ben gidiyorum
b: 가긴 어딜 가 = gidiyorum derken! / ne gitmesi, nereye gidiyorsun?

isimle kullanılmak istendiğinde;

2 Aralık 2015 Çarşamba

Korecede 불 [bul] olumsuzluk ön eki



Korecede ön ek'e 접사 deniliyor.

Bir önceki konumuzda da olumsuzluk ön eki "미 [mi] "den bahsetmiştik. Türkçemizde de yer alan, olumsuzluk belirten bazı ön ekler ("NAmümkün, Bİhaber") bulunmaktadır. Mümkün kelimesi > "na" olumsuz ön eki ile "namümkün = mümkün olmayan" olabilmektedir.

Bunlar her ne kadar öz türkçeden değil, farsça'dan vs. gelse de sıklıkla kullandığımız ekler ve kelimelerdir. Bunun gibi Korecede de olumsuzluk belirten ve önüne geldiği kelimeyi olumsuz yapan ekler bulunmaktadır.
Bunlardan biri de "불 [bul]" ön ekidir.

Sözlükteki karşılığı;
(일부 명사 앞에 붙어) ‘아님, 아니함, 어긋남’의 뜻을 더하는 접두사.
(Bazı isimlerin önüne gelip/eklenip) 'değil', 'öyle olmama', '- dışı' anlamını katan ön ektir.

Önce, ek almamış olumlu hallerini yazalım;
가능 = mümkünat
경기 = yarış, müsabaka
공정 = Adalet,denkserlik, eşitlik
규칙 = 1. Kaide  2. Kural  3. Adap
균형 = Denge, denklik
명예 = 1. Saygı  2. Erdem  3. Şeref
완전 = Bütünlük, mükemmellik,




  • 불가능 = 가능하지 않음. = mümkün olmayan
    • 우리에게 불가능은 있을 수 없다.
      = bize (bizim için) namümkün  / mümkün olmayan (şey) olamaz
    • 그런 일은 불가능하다
      = Öyle bir iş imkansız / namümkün / mümkün değil
    • 여기서는 유턴이 불가능하다.
      = Burada, U dönüşü yapmak imkansız / mümkün değil
    •  내 사전에 불가능이란 말은 없다
      = Benim sözlüğümde (kitabımda) imkansız diye birşey (laf / söz/) yok

1 Aralık 2015 Salı

Korecede 미 [mi] olumsuzluk ön eki



Türkçemizde de yer alan, olumsuzluk belirten bazı ön ekler ("NAmümkün, Bİhaber") bulunmaktadır. Bunlar her ne kadar öz türkçeden değil, farsça'dan vs. gelse de sıklıkla kullandığımız ekler ve kelimelerdir. Bunun gibi Korecede de olumsuzluk belirten ve önüne geldiği kelimeyi olumsuz yapan ekler bulunmaktadır.
Bunlardan biri de "미 [mi] " ön ekidir.

Sözlükteki karşılığı;
(일부 명사 앞에 붙어) ‘그것이 아직 아닌’ 또는 ‘그것이 아직 되지 않은’의 뜻을 더하는 접두사.
(Bazı isimlerin önüne gelip/eklenip) 'O şey henüz değil' ya da 'O şey henüz olmadı'ğı anlamını katan ön ektir.

Önce olumlu hallerini yazalım;
개척 = keşfedilmiş, araştırılmış, kalknmış
성년 = yetişkin, 20 yaş ve üzeri
완성 = tamamen bitmiş olma, tamamlama
해결 = çözüm, çözme
  • 미개척 (아직 개척하지 못하거나 아니함) = keşfedilmemiş, araştırılmamış olma, kalkınmamış (unexplored)
    • 미개척 상태 = araştırılmamış durum
    • 미개척 지역 = keşfedilmemiş bölge
    • 미개척 분야 = araştırılmamış alan/dal/

23 Ekim 2015 Cuma

Korece - 만으로는 ~ (sadece ... ile olmaz)



- 만으로는
sadece onunla ( o şeyle)
Only with Noun


"다른 것 없이 그것만 가지고는'의 뜻으로 뒤에 '부족하다', '가능하지 않다'는 의미의 표현들이 온다"
Başka şey olmaksızın sadece ona sahip olmak Anlamıyla arkasına gelen 'yetersiz' ve 'mümkün değil' anlamındaki ifadeler gelir

- 만 = eklendiğe isme "sadece" anlamı katar.

너만 있으면 돼 
= Sadece sen olsan yeter

-으로 ise birkaç anlamı bulunmakta, "ile", "yönlendirme eki"

한국에 비행기로 갔어요
= Koreye uçakla gittim

-는 ise konulaştırma eki...

Tüm bu ekler bir araya gelerek aşağıdaki cümlelerde ortaya çıkan anlamı veriyor



이것만으로는 부족합니다
Sadece bununla olmaz / sadece bu yetersiz




외모만으로는 사람을 평가하지 마세요
Sadece dış görünüşüyle insanları değerlendirme
Dış görünüşe bakıp da insanları yargılama




자신감만으로는 그 일을 하기가 어려울 거예요
Sadece öz güvenle o işi yapmak çok zor

Sadece öz güvenle olacak iş değil



12 Mart 2015 Perşembe

-던 / -았던ekleri ve 은 ile farkı



-던 ve -았던ekleri geçmişte tekrar eden hareketlerden, bir nevi alışkanlıklardan bahsederken kullanılır.
İkisinin birbirinden çok farkı olmamasına rağmen ufak nüans farklılıkları bulunmakta.

-던 geçmişte başlayıp henüz bitmemiş (olabilecek) eylemler, geçmişte sıklıkla tekrar eden eylemler için kullanılır.

-았던 geçmişte başlayıp biten eylemler için, tekrar eden ve bir son bulan olaylar için kullanılır.

어렸을 때 먹던 음식이 먹고 싶어요
Küçükken yediğim yemeği yemek istiyorum.
(Geçmişteki sürekliliği betimliyor)

제가 아까 보던 신문을 여기에 두었는데 혹시 못 보셨어요
Benim biraz önce okuduğum gazeteyi buraya bırakmıştım da acaba görmediniz mi? (gördünüz mü?)
(Geçmişte okuma işlemi başlamış fakat henüz tamamlanmamış)

24 Ocak 2015 Cumartesi

Korece -dığı sürece anlamına gelen ekler (as long as) + -기만 하면 / -(느)ㄴ 한 / -지만 않으면



Ekleri tek tek ele alırsak;

1. Fiil + -기만 하면
Eğer ... sadece ... yaparsan

여기에 있기만 하면 괜찮아요.
[yeo-gi-e it-gi-man ha-myeon gwaen-cha-na-yo.]
= Sadece burada olursan güvende olacaksın
= Burada olduğun sürece güvendesin / sorun olmayacak
= As long you are here, you’re fine.

2. Fiil  + -(느)ㄴ 한
...sınırları içerisinde

** Bu form diğerlerinden biraz daha resmi bir anlam katan ektir.

제가 열쇠를 가지고 있는 한, 아무도 못 들어가요.
[ je-ga yeol-soe-reul ga-ji-go it-neun han, a-mu-do mot deu-reo-ga-yo.]
= Anahtarların bende olduğu (sınırları içerisinde) süresince kimse içeri giremez.
= Ben, anahtara sahip olduğum sürece kimse içeri giremez.
= As long as I have the keys, no one can go in.

20 Aralık 2014 Cumartesi

아무 ...(도) kullanımı


아무한테도 말하지 마세요
Kimseye söyleme(yin)

전 아무것도 두렵지 않아요.
= Ben, hiçbir şeyden korkmuyorum
= I'm not scared of anything.

아무 + [isim] + 도, gelen isme göre "hiçbir" anlamı katar. Yukarıdaki örnekte "것 = şey, nesne" araya girmiş ve "hiçbir şey" olarak çevrilmiştir. Olumsuz cümlelerde kullanılır. Cumle olumsuz biter

아무도 = hiç kimse, kimse (araya herhangi bir şey koymazsanız kişi için kullanılır.)
→ 아무도 없어 = kimse yok, hiç kimse yok

아무 + [일] + 도 = hiçbir iş
→아무일도 없었다 = hiçbir şey/iş yoktu

아무 생각도 안 해
→ Hiçbir düşünce düşünmüyorum→ hiçbir şey düşünmüyorum

1 Kasım 2014 Cumartesi

Sıfat/Fiil-곤 하다 Alışkanlık belirten ek



-고는 하다 formunun kısaltılmışı 곤 하다'dır. Bir alışkanlığı ya da sürekli yapılan eylemleri belirten ektir.
Geniş zamanda "zaman zaman", "şuan ve sonrasında"yı temsil ederken "-ar/-er"
Geçmiş zamanda "(eskiden) -erdi" ekine denk geliyor.

취미로 소설을 쓰곤 했다
= Hobi olarak roman yazardım.

날씨가 좋은 여름날 저녁이면 우리는 식사를 마치고 아래 정원으로 내려가곤 했다.
Havanın güzel olduğu bir yaz akşamıysa biz, yemeğimizi bitirip alt bahçeye inerdik. (giderdik)

밤이면 아기가 울곤 했다
Geceyse/ geceleri bebek ağlardı

텔레비전을 많이 보곤 해서 어머니한테 많이 혼나곤 했습니다.
Televizyonu çok izlediğim için (TV izleme alışkanlığı) Annemden azar yerdim.

한국어를 보통은 집이나 카페에서 공부를 하곤해요
= Koreceyi genellikle ev ya da kafe'de çalışırım. (bir alışkanlık oldu)

21 Eylül 2014 Pazar

-는/-은/-을 게 틀림없다 - ...şüphesiz ki öyle




-는 게 틀림없다 (şimdi zamanda)
-은 게 틀림없다 (geçmiş zamanda)
-을 게 틀림없다 (gelecek zamanda)

"-인 것이 분명하다",  "틀림없이 그렇다"의 의미로 쓰인다
"olan şey açık/belli", "şüphesiz ki öyle" anlamıyla yazılır.

kelime anlamı olarak ise;
틀림 = yanlış olma; hatalı olma (↔옳음) (being wrong; a mistake, an error, a fault)
틀림없다 = yanlış değil, doğru (correct, exact, right)
틀림없이 = mutlaka, kesinlikle, ne olursa olsun (surely, certainly, without doubt, without fail)

Örnek cümlelerle açıklarsak;

많이 놀면서도 공부를 잘 하는 걸 보면 똑똑한 아이인 게 틀림없어요
Çok oynasa da derslerinin iyi olduğuna bakılırsa zeki bir çocuk olduğuna şüphe yok / kesinlikle zeki bir çocuk

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Korece -든...-든 [deun-deun] eki



-든...-든 = karşı tarafa birden fazla seçenek sunarken kullanılır, iki ve daha fazla seçenekten birisinin seçilmesini istendiğinde kullanılan ek

먹든 말든 네 마음대로 해라
[meok-deun mal-deun ne ma-eum-dae-ro hae-ra]
= Ye (ya da) yeme, dilediğin gibi yap
= Ye ya da yeme, sen bilirsin
= İster ye ister yeme, istediğin gibi yap
= İster ye ister yeme, ne istersen onu yap

참석하든 안 하든 회비를 내야 돼요
= Katıl ya da katılma üyelik ücretini ödemelisin
= Katılsan da katılmasan da üyelik ücretini ödemelisin

13 Mayıs 2014 Salı

Korece 마치 -는/은/을 것처럼 / Sanki ...-yor/mış/cak gibi


* 마치 -는/은/을 것처럼
= Sanki ...-yor/mış/cak gibi

그 분은 처음 만났을 때도 "마치 오래 전부터 알고 지내온 것처럼" 편했습니다
Onunla ilk tanıştığım zaman bile "sanki uzun zamandır (yıllardır) tanıyormuşum gibi" rahattım.

****
Kalıplaşmış diğer ifadeler

*합격소식을 듣고 "마치 하늘을 나는 것처럼" 기뻤습니다
Sınavı kazandığımı duyunca "sanki havada uçuyormuş gibi" sevindim.

*그 발레리나는 그 장면에서 "마치 새가 날아오르는 것처럼" 가볍게 날아 올랐어요
Balerin sahnede "sanki kanatlanmış gibi" hafifçe süzüldü.

*남자친구가 생일에 장미꽃 100송이를 선물했을 때는 "마치 내가 영화 속의 주인공이 된 것처럼" 기뻤어요
Erkek arkadaşım doğum günümde 100 tane gül hediye ettiğinde "sanki filmde başrol oyuncusu olmuşum gibi" sevindim

****
Kelimeler
합격 = sınav kazanma, sınavda başarılı olma (passing an examination, success in an examination)
주인공 = başrol oyuncusu, kahraman ( main[leading] character, hero)

날아오르다 = yükseklerde uçmak, süzülmek (fly high[up], soar, take off)

5 Ocak 2014 Pazar

Korece "-으면 / 면 뭘 해요? ...Olsa ne olur" kalıbı



그러한 조건을 가지고 있어도 소용이 없거나 쓸모가 없을 때 쓴다.
Öyle şartlara sahip olsa dahi kullanışsız (faydasız) ya da bir yararı yoksa kullanılır.

받침이 있는 용언 앞에는 "-으면", 받침이 없는 용언 앞에는 "-면" 을 쓴다.
Batchim varsa fiile "-으면", batchim yok ise "-면" eki getirilir.

Yani sahip olduğunuz birşeyin varlığının hiçbir önemi kalmadığında, hiçbir etkisi olmadığında kullanılır. Kaba tabirde ..." öyle olsa ne yazar?" ifadesine denk geliyor. "Çok zengin olsa ne olur, adam olmalı" gibi bir ifadedeki anlamı katar.

Kullanımı;
**********************
Fiil +  으면 / 면 뭘 해요?

**********************

가다 > 가 + 면 -->가면 뭘 해요? Gitse ne olur / Gitse ne yazar?
먹다 > 먹 + 으면 --> 먹으면 뭘 해요? Yese ne olur / Yese Ne yazar?
잘 되다 > 잘 되면-->  잘 되면 뭘 해요 İyi olsa ne olur/ iyi olsa ne yazar?

Cümlelerdeki kullanımlarına bakalım, örneklerle daha iyi pekişecektir.

Örnek 1 : 
그녀는 너무 예뻐요
O çok güzel.

너무 예쁘면 뭘 해요? 공부를 잘 해야지요
Çok güzel olsa ne olur? Çalışkan olmalı.

29 Aralık 2013 Pazar

았/었/였더라면 Korece "-miş olsaydı" eki

죽을 만큼 사랑했더라면 좋았을 텐데
Ölecek kadar sevmiş olsaydı iyi olurdu

과가의 일에 대해 사실과 반대로 가정해서 뒤에 어떠한 결과 나타날 것을 예상할 때 쓴다. 주로 과가의 일에 대한 후회나 안타까움을 나타낸다.

Geçmişte olan ya da olmayan olaylara ilişkin bir gerçek ya da sadece tahminle ilgili bir varsayımda bulunurken geçmişe dönüp bir tahmin yürütürken kullanılır. Genellikle geçmişteki olaylara ilişkin bir pişmanlık ya da üzüntü ortaya çıkar.

Kullanım:
*******************
Fiil +  았/었/였더라면
Isim + 였더라면
*******************
  • 가다 -> 았더라면 = 갔더라면 ...= gitmiş olsaydı
  • 먹다  -> 었더라면 = 먹었더라면  ...= yemiş olsaydı
  • 마시다  ->  였더라면 = 마셨더라면 ...= içmiş olsaydın
  • 읽다  ->  었더라면 = 읽었더라면 ...= okumuş olsaydı
  • 하다  -> 했더라면 = yapmış olsaydı
  • 있다 -> 있었더라면 = olmuş olsaydı
  • 없다 ->  없었더라면  = olmamış olsaydı

19 Aralık 2013 Perşembe

Korece -(으)ㄹ 테니(까) Eki



Karşınızdaki kişiden birşey yapmasını isterken, sorarken, varsayımda bulunurken kullanırız. "Ben bunu yapacağım o yüzden sen de şunu yap" derken kullandığımız "-cağım o yüzden" ifadesine denk gelmektedir.

Ya da karşı tarafa yaptığı şeyle ilgili öneride bulurken de kullanılır.

-테니(까)  kombinasyonu 터  ve -이니(까)'nın birleşiminden meydana gelir. 터 =  "yer, zemin, kuruluş" gibi anlamlara gelmektedir.

Kullanımı;
*********************************
(sesli harfle bitiyorsa) Fiil +  ㄹ 테니(까)
(sessiz harfle bitiyorsa) Fiil + -을 테니까

*까 ifadesini kaldırabilirsiniz.
*********************************


이건 제가 할 테니까,  그건 네가 하세요
Bunu ben yapacağım, o yüzden şunu sen yap (siz yapın) gibi.
Bunu ben yapacağım, o yüzden senden şunu sen yapmanı istiyorum 

gibi anlamlara gelmektedir.

İki farklı cümlede de söyleyebiliriz, şu şekilde: 

이건 제가 할 거예요. 그건 네가 하세요
Bunu ben yapacağım. Şunu siz yapınız gibi.


Örneklerle devam edelim : 

1.
이건 제가 할 테니까, 걱정하지 말고 쉬세요.
= Bunu ben yapacağım (için/o yüzden) merak etme dinlen.
= I will do this, so don’t worry and get some rest.

3 Aralık 2013 Salı

Korece Hikaye Kitabı-2 진주를 먹은 거위 (İnciyi yutan kaz)

선비 = 옛날에 양반 계층의 남자로 학문을 연구하던 사람
[Alim, bilgin, öğretmen]

똑똑하다 = 머리가 좋다
[Zeki, akıllı (aklı iyi = zeki)]

초라하다 = 입고 있는 옷이 오래 되고 값이 싸 보이다
[zavallı, aciz; kılıksız, adi (shabby, poor-looking, mean, miserable)]

주막 = 예전에 길거리에 있던 술집 겸 여관
[lokal, han (eskiden caddelerde olan meyhane ve motel)]

헛간 = 쉽게 막 쓰는 물건을 쌓아 두는 곳
[ahır, kulube (shed, barn)]

울음을 터뜨리다 = 갑자기 크게 울다
[ağlayış koparmak (birden bire ağlamak)]


가난한 선비
Yoksul Alim

옛날 오느 마을에 한 선비가 살았다.
(Bir zamanlar) Eskiden mahallenin birinde bir alim yaşardı.

선비는 똑똑하지만 가난했다.
Alim, zeki ama fakirdi.

입은 옷도 초라했다.
Giydiği kıyafet de eskiydi

선비는 주막을 찾았다.
Alim, han (motel) buldu.

"자고 갈 방이 하나 있습니까?"
Uyuyacağım bir oda var mı?

선비가 주막 주인에게 물었다.
Alim han sahibine sordu.

"지금은 빈방이 없습니다"
Şuan boş oda yok.

주막 주인이 선비에게 말했다
Han sahibi Alim(in sorusunu) cevapladı. (söyledi)

"방이 없으면 헛간이라도 좋습니다"
"Oda yoksa kulübe ya da ahır da olur."

28 Kasım 2013 Perşembe

Korece -(이)나 다름없다 (-ndan farksızdır, -gibidir) eki


Yalan söylemekten farksız...
Yalan söylemekten farkı yok

Türkçedeki "Annem gibidir, annemden farksızdır" cümlesindeki anlamı katar cümleye. Kıyaslanılan şey diğer bir şeyle neredeyse aynıysa "-(이)나 다름없다" eki kullanılır.
다르다 = farklı olmak
다름  = farklılık
없다 = olmamak, yok


Kullanım:
*********************
İsim + -(이)나 다름없다 =...-den farksızdır, farkı yoktur
Fiil + 는 것이나 다름없다 = ..mekten farksızdır

A는 B나 다름없다 = A, B'den farksızdır / A, B gibidir
*********************

어머니 = Anne
어머니 + 나 다름없어요 = Annemden farksızdır, Annem gibidir.

할아버지는 부모님이나 다름없어요
Dedem anne babam gibidir.

10 Kasım 2013 Pazar

Korece Hikaye Kitabı-1 젊어지는 샘물, 혹부리 영감, 금도끼와 은도끼

Korece hikaye kitapları okumaya başladım ve hikayeleri yazamasam da bilmediğim kelimeleri buraya not edip, hem kendim için hem de öğrenmek isteyenler için paylaşmak istedim.

1. Hikaye
젊어지는 샘물 Gençleştiren su



2. Hikaye
혹부리 영감 (Büyük) Benli İhtiyar 1
2 3

3.ise
금도끼와 은도끼 Altın balta ve gümüş balta izle

**********
Kelimeler
**********

ㄱ
가만히 |, hiçbirşey yapmadan durmak,| 아무것도 하지 않고
거짓말쟁이 | yalancı , | 거잣말을 잘하는 사람
걸음걸이 | yürüyüş şekli, | 걸음을 곧는 모양
겁이 나다 | korkmak, korku ortaya çıkmak |무서운 마음이 생기다
게다가 |üstelik, bir de |그뿐만 아니라
견디다 | dayanmak; katlanmak (bear, subsist, endure, stand, put up with) | 참아 이기다
고개를 젓다 | başı sağa sola sallamak, hayır anlamında| `아니요`라는 뜻으로 머리를 좌우로 흔들다
곧장 |dosdoğru; direk; öne doğru (straightly)| 바로
골짜기 |vadi | 산과 산 사이에 V자 모양으로 깊게 들어건 곳
궁금하다 |merak etmek, bilmek istemek | 알고 싶다
금도끼 | altın balta | 금으로 만든 도끼
금세 |hemen, cok kisa surede | 빨리, 금방, 잚은 시간 안에
기가 막히다 |şaşırıp kalmak | 순간 말이 안 나올 만큼 놀라다
기르다|beslemek; yetiştirmek (raise)| 보살펴서 자라게 하다
* 보살피다 : (hasta, yaşlı vb.bir kimseye) iyi bakmak (take care of, care for)
길이 들다 | | 물건을 오랫동안 사용해서 쓰기 좋게 되다
깜빡 | aniden | 순간적으로 잠깐
꺼내다 |dışarı çıkarmak (pull out) | 안에서 밖으로 나오게 하다