12 Eylül 2018 Çarşamba

Bitişik ve ayrı yazıldıklarında anlamı değişen ifadeler (못해요 - 못 해요)

video  
Ayrık olan 못 해요 'yu kullanırsanız bir mazaretiniz olduğu hissi oluşur. 
Bitişik olanı kullanırsanız o konuda kötü (beceriksiz) olduğunuz ortaya çıkar.

Korecede, yazarken ayrı yazılan fakat söylenirken bitişik söyleniyormuş gibi çıkan bazı kelimeler vardır. Bu konu altında benzerlik gösteren fakat anlamı farklı olan ifadeleri inceleyeceğiz. Benim unuttuklarım var ise yorum olarak yazabilirseniz ben de eklemeyi yaparım.

Önce ekleri inceleyelim

못 önüne gelen eylemi olumsuzlaştırır.
하다 yapmak fiili olup geniş zamanda kibar çekimli hali "해요 =  yaparım, yapıyorum"

못해요 = bir konuda iyi olmamak, bir şeyi iyi yapamamak, yeteneği olmamak
못 해요 = (herhangi bir sebepten ötürü)  bir şeyi yapamamak

못해요'nun zıt anlamlısı olarak 잘해요'yu kullanabiliriz.

못하다; fiil (동사), sıfat(형용사) ve yardımcı fiil (보조동사) olarak kullanılabilir.

örneklerle açıklarsak;

7 Mayıs 2018 Pazartesi

Çirkin Ördek Yavrusu #2 - 못생긴 아기오리





그러나 어미오리는 둥지 속에 그대로 앉았습니다.
Ama (yine de) anne ördek yuvasının içine öylece oturdu.

품었던 알을 버리기에는 마음이 너무 아팠던 것입니다.
Kuluçkaya yattığı yumurtayı atmak çok içler acısı bir şeydi.

그때, 큰 알이 기우뚱하더니 금이 갔습니다.
O an, büyük yumurta kımıldadı ki (ardından) yarıldı

드디어 커다란 알이 깨지고 아기오리가 나왔습니다.
Nihayet kocaman yumurta çatladı ve yavru ördek (dışarı) çıktı.

“꽥꽥꽥, 꾀액 꽥!”
"vakvakvak vaaak vak"

어미오리는 놀라서 얼른 아기오리를 바라보았습니다.
Anne ördek şaşırdığından hemen yavru ördeğe doğru baktı.

“어머나, 울음소리가 크더니 몸집도 다른 아기들보다 훨씬 크네.
"Aman Allahım, Ağlama sesi (vak'lama sesi) gür! , kalıbı da diğer yavrulardan oldukça büyük "

그런데 왜 이렇게 못생겼지?”
"Ama peki neden böyle çirkin?"

5 Mayıs 2018 Cumartesi

Çirkin Ördek Yavrusu #1 - 못생긴 아기오리



Çirkin ördek yavrusu hikayesini parça parça çevireceğiz...

어느 연못가 풀숲에서 어미오리가 알을 품고 있었습니다.
Bir göl kenarındaki çimenliklerde anne ördek kuluçkaya yatmış.

어미오리는 귀여운 아기오리가 빨리 태어나기를 기다렸습니다.
anne ördek sevimli yavru ördeklerinin çabucak (doğmalarını) yumurtadan çıkmalarını bekliyormuş.

“꽥꽥 꽥꽥!”
"vak vak vak"

마침내 어미오리의 배 밑에서 귀여운 아기오리들이 알을 깨고 머리를 내밀었
습니다.
Sonunda anne örneğin karnı altındaki sevimli yavru ördekler yumurtaları çatlatıp başlarını iterek dışarı çıkarmışar

“어머나, 어쩜 이렇게 귀여울까?”
"Aman Allahım nasıl da böyle sevimli olabilirler?"

어미오리는 싱글벙글 웃으면서 몇 마리인지 세어 보았습니다.
Anne ördek neşeli gülümserken kaç tane olduğunu saymaya başlamış.

15 Kasım 2016 Salı

에게 [e-ge], 더러 [deo-reo], 한테 [han-te], 보고[bo-go]

‘에게’, ‘한테’, ‘더러’, ‘보고’eklerinin aynı anlamda kullanıldığı durumlar mevcuttur.

■ 동생에게 집에 일찍 들어오라고 했다.
■ Kardeşime eve erken gel diye söyledim. (eve erken gel dedim)

■ 동생한테 집에 일찍 들어오라고 했다.
■ Kardeşime eve erken gel dedim

■ 동생더러 집에 일찍 들어오라고 했다.
■ Kardeşime eve erken gel dedim

■ 동생보고 집에 일찍 들어오라고 했다.
■ Kardeşime eve erken gel dedim.

Aşağıdakiler ise farklı kullanımları göstermektedir.

1. ‘한테’eki ‘에게’nin sözlü ifadesidir. ‘한테’ daha çok konuşma dilinde iken, ‘에게’ yazma dilinde kullanılıyor.

(Kırmız renkliler yanlış kullanımı ifade ediyor)

29 Ağustos 2016 Pazartesi

Korece Online Özel Ders



Merhabalar,
Uzun süredir koreceyi öğretmek için biraz da olsa yardımcı olabileceğimi düşünerek mümkün olduğunca açıklayıcı paylaşımlarda bulunmaya çalıştım. Fakat gördüğüm kadarıyla birçok kişi ilk adımı nasıl atacağını bilemiyor ve kafası karışıyor. Bulunduğu yerde Korece ders veren kurs varsa şanslı, yok ise, ya öğrenemiyor vazgeçiyor ya da öğrenmesi çok uzun zaman alıyor ve eksik öğreniyor.

Kendimden biliyorum ki, bir noktadan sonra bir desteğe ihtiyaç duyuyorsunuz. Aklınızdaki soru işaretlerinin giderilmesini istiyorsunuz. Bu gayet doğal bir süreç.

İşte tam olarak da bu ihtiyaçtan yola çıkarak Online Korece ders vermeye karar verdim.

Özel Ders ile ilgili açıklamalar;

  • Ders içerikleri kişiye özel olarak hazırlanacaktır. 
  • Ücretlendirme kişinin seviyesine göre belirlenecektir
  • Korece özel ders daha çok seans usulü gerçekleşecek, Zaman kavramı iki tarafın anlaşması ile ayarlanacaktır
  • Ders saatleri dışında da sorular sorabilecek 
  • Talep edilmesi durumunda Kore üniversitelerinde okutulan kitaplar üzerinden ders işlenebilir
Online Dersi ancak Ekim ayı itibariyle vermeye başlayabileceğim. Özel ders almak isteyen arkadaşlar "turkcekorece@gmail.com" mail adresine "Özel Ders" konulu mail göndererek sormak istediklerini sorabilirler. Yorum olarak da sorabilirsiniz.

29 Mayıs 2016 Pazar

Korece Fiil + ~지 그래요 (그랬어요) eki




Türkçemizdeki "neden böyle böyle yapmıyorsun" şeklindeki nasihat/öneri anlamına gelen ektir.

Tanım:
상대방이 처한 상황에 대해 부드럽게 조언하거나 권유할 때 사용하는 표현이다
Karşı tarafın içinde olduğu durum hakkında yumuşak bir şekilde nasihat/öğüt ya da öneri verirken kullanılan ifadedir.

Kullanım:
**********************************
(왜) + fiil + ~지 그래요?
Fiil +~지 말지 그래요? (olumsuz)

(왜) + fiil + ~지 그랬어요? (geçmiş zamanda)
Fiil +  ~지 말지 그랬어요 (olumsun geçmiş zaman)
**********************************

그래요 > 그렇게 해요'nun kısaltılmış halidir.

* 몸살 = tüm vücudu saran grip hastalığı

가 : 몸살이 났는지 아침부터 온몸이 아파요
    = Grip olduğumdan sabahtan beri tüm vücudum ağrıyor.

나 : 그러면 오늘 좀 일찍 퇴근하지 그래요
   = Öyleyse  (neden) bugün biraz işten erken çıkmıyorsun / çıksana

18 Nisan 2016 Pazartesi

Resimlerle Korece - Orta seviye TOPİK zıt anlamlı kelime sorusu


**다음 밑줄 친 부분과 의미가 반대인 것을 고르십시오**
Aşağıda altı çizili kısımla anlamı farklı (zıt) olanı seçiniz.

시험 기간이라서 모두 같이 모여 연습할 시간이 부족해요
= Sınav dönemi (vakti) olduğu için hepimiz birlikte toplanıp pratik yapacak zaman (süre) yetersiz.

1. 적당하다
= Uygun, Yakışır, Yaraşır, Doğru,

이곳은 숨기에 아주 적당한 곳이다
Burası (bu yer) saklanmak için çok uygun bir yer

********

2. 분명하다
=  Açık, Aydın, Belli, aşikar

그의 발음은 분명해서 알아듣기 쉽다
Onun telaffuzu açık / net oduğundan anlamak kolay.

********

3. 정확하다
= dakik, tam, kesin (accurate, precise, exact)

*부정확하다 = yanlış; doğru olmayan (inaccurate, incorrect)

정확한 날짜는 기억나지 않는다
Tam tarihi hatırlamıyorum

그 배우는 발음이 부정확하다
O aktörün telaffuzu net / anlaşılır / kesin değil


********

4. 충분하다
= yeterli, kafi, İhtiyacı karşılayacak kadar olan,

*불충분하다 = yetersiz; eksik

그만하면 충분합니다
= Sadece bu (olsa / buysa) yeterli

불충분한 시간
= yetersiz / kısıtlı zaman


4. seçenek dışında hiç biri "yetersiz" kelimesinin zıttı olamayacağından cevap 4

24 Temmuz 2015 Cuma

Korece 어/-아?/-니?/-지?/-냐?/-나? soru ekleri ve kullanım yerleri

어/-아?/-니?/-지?/-냐?/-나? soru ekleri ve kullanım yerleri






Yukarıdaki eklerin hepsi gayri resmi sonuşmalarda 반말(banmal) konuşmalarda kullanılır.

**-어/-아/-니 en basit, düz soru ekidir. Merak ettiğin birşeyi öğrenmek istediğinde kullanabilirsin.

오늘 뭐 했어?
Bugün ne yaptın? (What did you do today?)

언제 끝낼 거니?
Ne zaman bitecek? (When will you finish it?)

Not: -니 soru eki, -어/-아'dan daha yumuşak olduğu için daha çok kadınlar kullanıyor. Erkekler de kullanabilir.

22 Kasım 2014 Cumartesi

아/어 보이다 (gibi) görünüyor



행복해 보여요
Mutlu görünüyor (lar)

이 표현은 겉으로 볼 깨 어떤 사람의 감정이나 상태 혹은 물건이나 일의 상태에 대해 느껴지거나 추측되는 것을 표현할 때 사용합니다
This expression is used to indicate one's conjecture or feelings based on the outward appearance of a person, thing or event

Bu ifade birisinin bir kişi/şey/olayın görünümüne dayalı olarak bulunduğu tahminini ya da duygusunu belirtmek için kullanılır.


A : 할아버지, 청바지 입으셨네요
A : Dede, kot pantolon giymişsin

B : 청바지를 입으니까 더 젊어 보이지?
B : Kot pantolon giydiğimden daha genç görünüyorum di mi? (değil mi?)

16 Ağustos 2014 Cumartesi

Korece ㅡ으려다가 -yı düşünürken, planlarken eki




ㅡ으려다가 = 려고 하다가 -yı düşünürken, planlarken, niyetlerken

어떤 일을 하려고 계획했지만 못 하게 되었을 때 사용하는 표현이다
Biri işi yapmayı planlarken gerçekleştiremediğiniz de kullanılan ifadedir.

잠을 자려고 하다가 새벽까지 영화를 보기로 했어요.
Uyku uyumaya niyetliydim (ama) sabaha kadar (şafak) film izlemeye karar verdim.
I was intending to sleep, but I decided to watch movies until dawn.

잠 = uyku
을 / 를 = nesne eki
자다 = uyumak
잠을 자다 = uyku uyumak
새벽 = şafak, sabah vakti
-까지 = -e kadar
영화 = film
보다 = bakmak, görmek
-기로 하다 = (birşeye) karar vermek
았/었/였어요 = -dı, -di (geçmiş zaman eki)


다른 회사로 옮기려다가 생각이 바뀌어서 그냥 있기로 했어요
Başka bir firmaya geçecekken (geçmeyi planlarken) fikrimi değiştirip sadece burada devam etmeye (kalmaya) karar verdim.

다르다 = farklı olmak
다른 = farklı
화사 = şirket, firma
-로 = ile, seçim eki
옮기 = taşımak, yer değiştirmek (move, transfer)
생각 = düşünce, fikir, idea
-이 / 가 = özne eki
바뀌다 = değiştirilmek; değişmek; yenilenmek (be changed; change; be renewed)
아/어/여서 = 1- ... için, 2. -ıp, ip
그냥 = olduğu gibi; öyle\ sadece (as it is)

3 Mayıs 2014 Cumartesi

아무리 바빠도.../ Ne kadar meşgul olsan da...

아무리 사랑해도 이건 못참아
= Ne kadar sevsem de buna dayanamam

Evet ben de ne kadar meşgul olursam olayım blog'a birşeyler girmeliydim, değil mi? :)

Bu konudaki cümle parçacığımız "아무리 + Fiil + -아/어/여도"

아무리 = ne kadar ··· olsa da (however; whatever; no matter what)
-아/어/여도  eki ise "bile, dahi, da" anlamlarına geliyor.

Kullanım şekli :
************************
아무리 + Fiil + -아/어/여도
아무리 + İsim + 이라도
************************

Gel gelelim örneklerimize;

아무리 바빠도 [a-mu-ri ba-ppa-do] = Ne kadar meşgul olsan da...
아무리 어려워도 [a-mu-ri eo-ryeo-wo-do] = Ne kadar zor olsa da...
아무리 심심해도 [a-mu-ri sim-sim-hae-do] = Ne kadar sıkılsan da...
아무리 부자라도  [a-mu-ri bu-ja-ra-do] = Ne kadar zengin olsan da...

아무리 내가 피곤해도 내일 약속(장소)에는 꼭 나갈 거야
= Ne kadar yorgun olsam da yarın buluşma (yeri)ya muhakkak gideceğim.

아무리 사는 게 힘들어도 희망을 잃지 않을 거예요
= Yaşamak ne kadar zor olsa da hayallerimi/umudumu kaybetmeyeceğim.

아무리 싫어도, 안 싫은 척 해 주세요.
= Sevmesen bile, seviyormuş gibi davran lütfen.

Kaynak : TTMIK



20 Ocak 2014 Pazartesi

Sınav var!.. Korece Orta Seviye Gramer Konuları



Merhabalar,
Başlıkta da okuduğunuz gibi yarın bana sınav var!.. Korece orta ikinin 2'si kişi sayısı az olduğu için açılamadı, eee ben de ara vermek istemediğimden "üstesinden gelirim" diyerekten üst kurdan devam ettim.
Şimdi de kitabını alıp evde çalıştığım (aslında vakitsizlikten çalışamadım) korece sınavına gireceğim. O yüzden kitaptaki gramerleri buraya da girmeye çalışacağım.. Ve anladığım kadarını da açıklayacağım. Bazılarını zaten paylaşmıştım. Onları ise referans göstererek paylaşacağım.

01. -는 중이다, 만 해도, -는다면서요

02. -은 채로, -고 보니, -고 말았다

03. -잖아요, -던, -는 바람에

04. -더군요, -는다기에, -더니

05. -을걸요, -다가는, -을 정도로

06. -을 겸, -던데, -는다니(까)

07. 못지않게, -을까 했는데, -대요

08. -으며, -는 모양이다, -을수록

09. -을 생각이다, -을까 보다, -는 김에

10. 만에, -았더라면,  -나 보다

11. -거든요, -을 리가 없다, 으려던 참이다

12. -지 그래요?, 이야말로, -는다고 해도

13. -을 수도 있다, -는데도, -온 나머지

14. -이란, -게 하다, -는다지요?

(artık biraz dinleneyim, hem çalış, hem yaz, hem düzelt, hem paylaş, yoruldumm 이제 피공해 유유 )
Ekledikçe paylaşacağım ^^

-으며/hem..hem, -는 모양이다/-görünmektedir, -을수록 / -dıkça




1) -으며/hem..hem
Iki veya daha fazla bir durum olduğunda ortaya çıktığında kullanılır.

Örnek :
우리 회사는 꼼꼼하며 부지런한 사람을 찾는다
Bizim şirket, hem titiz hem çalışkan birini arıyor.

내 동생은 성격이 좋으며 똑똑해요
Benim kardeşimin hem kişiliği iyi hem zeki.

~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~

2)  -는 모양이다/-görünmektedir / görünümü o şekildedir
Belli bir şeyin şekline/görünümüne bakarak o görünüm için tahmin yürütüldüğünde kullanılır

*뜨거운 모양이에요
= Sıcak görünüyor

Örnek 1 : 
그 책이 재미있는 모양이다. 
= Bu kitap eğlenceli görünüyor

못지않게/Sadece onu değil.., -을까 했는데/-caktım ama, -대요/(duydum ki)-mış


1) 못지않게/Sadece onu değil...
İkinci bir eylemin derecesi birinci kadarsa onu belirtmek için kullanılır.

Örnek :
가:  캐롤 씨가 한국어를 잘하지요?
A : Carol Ssi, koreceyi çok iyi konuşuyor değil mi?

나 :  네, 한국어 못지않게 일본어도 잘해요
B :  Evet, Sadece koreceyi değil, japoncayı da iyi konuşuyor
B : Evet, Korece kadar japoncayı da iyi konuşuyor.

~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~


2) -을까 했는데/-caktım ama / niyet etmiştim ama
Bir şeyi yapmayı planlamışken fikri değiştirdiğinde kullanılır.

Örnek :
가 : 버스를 타고 갈까 했는데, 피곤해서 택시를 탔다.
A : Otobüse binip gidecektim ama yorgun olduğum için taksiye bindim.

11 Ocak 2014 Cumartesi

-을 겸/hem...hem de, -던데/-da, -는다니/~diye dediği için



1)  -을 겸/hem...hem de : 
Bir şeyi yaparken birden fazla amaç varsa kullanılır.

Örnek :
도서관에 자주 오세요?
Kütüphaneye sık sık gelir misiniz?

네, 책도 빌릴 겸 조용히 공부도 할 겸 자주 와요.
Evet, Hem ödünç kitap almak hem de sessizce ders çalışmak için sık sık geliyorum.
=hem kitap da ödünç alıyorum ,hem ders de çalışabiliyorum. Bu ikisini de yapabildiğim için sık sık geliyorum.

Örnek2:
친구도 만날 겸 구경도 할 겸 해서 다녀왔어요
Hem arkadaşlarıyla buluşmak hem de gezmek için gidip geliyor.

~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~

10 Ocak 2014 Cuma

-을걸요/-caktir, -다가는/-ya devam edersen, -을 정도로/-ecek kadar



1) -을걸요 : (-caktır / tahmin ederken kullanılır.)
어떤 상황에 대해 미루어 추측함을 나타낼 때 쓰는 표현이다
Emin olunan konular hakkında bir tahmin yürütürken kullanılan ifadedir. "Şöyle olacaktır, böyle olacaktır, böyle olur gibi.

*~(으)ㄹ 거예요 ekinden biraz daha zayıf bir nüans vardır.
* iki kişinin de bildiği bir bir şey konuşulurken kullanılmaz


Örnek : 
시골에는 백화점이 없는데 쇼핑하려면 불편하지 않겠어요?
Köyde alışveriş merkezi yok ya, alışveriş yapmak istersen rahatsız olmayacak mısın? (zorlanmayacak mısın?)

큰 차이는 없을걸요. 시장 물건도 다양하고 아주 좋아서요.
Çok büyük bir fark olmayacaktır. Pazar ürünleri de oldukça iyi çünkü.



~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~

-더군요/-di, -는다기에/-dan dolayi, -더니/-arken



1) -더군요  (-di, -dı)
지내간 일을 생각하면서 그때의 느낌, 소감을 이야기할 때 쓰는 표현이다
Geçmişte olan işleri düşünürken o zamanki his, yorum yaparken kullanılan ifadedir.

Örnek :
뮤지컬이 어땠어요?
Müzikal nasıldı?

노래가 아름답고 슬프더군요
Şarkı çok güzel ve acıklıydı (o anki duygusunu dile getiriyor.)

~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~

7 Ocak 2014 Salı

Korece "-은 나머지" eki

Kitaba (aşırı) daldığımdan seni farkedemedim.


어떤 일이 무리하게 이루어져 결과의 원인이 되었을 때 사용하는 표현이다
Bir şey aşırıya kaçtığında ortaya bir sebep çıktığında kullanılan ifadedir.

Mesela, daha önceden bir korku filmi izlediniz ve çok (aşırı) korktunuz. O yüzden de artık korku filmlerini izlemiyorsunuz. Ya da aşırı sevinçten ağladınız. Bu gibi durumları belirtmek için kullanılan ifadedir.

Kullanımı;
*****************
Fiil + ㄴ / 은 나머지
*****************

공포 = Korku filmi
무섭다 = korkmak

영화 보다가 너무 무서운 나머지
= Film izlerken çok (aşırı) korktuğumdan / koktuğum için/korkudan

*그녀는 1등상을 타고는 기쁜 나머지 눈물을 흘렸어요.
=O birincilik ödülünü alınca (aşırı) sevinçten ağladı.
=She cried for joy when she got the first prize. 

*기쁜 나머지 그녀는 의자에서 뛰어올랐어요.
= (aşırı )Sevinçten o sandalyeden ayağa fırladı
="In her joy, she jumped up out of the chair." 

Örneklerimize geçelim;

Örnek 1.

면접은 잘했어요?
=Röportaj iyi miydi?

너무 김장한 나머지 엉뚱한 대답을 하고 말았어요
=Çok gergin olduğumdan saçma sapan cevaplar verdim.

27 Aralık 2013 Cuma

부탁할 때 Korece "Rica ederken..." kullanılabilecek kalıplar

Karşımızdaki kişiden bir şey yapmasını isterken, ricada bulunurken kullanılan cümlelerdir. Günlük hayatta da çok sık kullanılıyor.



**부탁 [ bu-tak]= istek, rica
**부탁하다 [bu-tak-ha-da] = ricada bulunmak, istemek, (bir diğer anlamı da yalvarmak)

1. 부탁이 하나 있어요.
= Bir ricam olacak / Bir şey isteyeceğim. (lit: ricam bir tane var)
= I have a favor to ask.

2. 부탁할 게 있는데요.
= Senden bir ricam olacak(tı).
= I have a favor to ask.

3. 부탁 하나만 할게요.
= (İzin verirsen) Sadece bir ricam olacak.
= Let me ask you a favor.

4. 제 부탁 하나만 들어 줄 수 있어요?
= Benim için bir iyilik yapabilir misin? (lit. Benim sadece bir ricamı yerine getirebilir misin?)
= Can you do me a favor?

24 Kasım 2013 Pazar

중급 한국어2 -는 중이다, 만 해도, -는다면서요



-는 중이다, 만 해도, -는다면서요

-는 중이다 şuandaki işlemi tanımlamak için kullanılır. 고 있다 ile aynı anlamdadır. Şimdiki zaman eki gibidir.
 is used to express present-progress. It is usually replaced with -고 있다 and N중이다` is also frequently used instead.

Kullanım: (ayrıntılı anlatım için tıklayınız.)
*****************
Fiil + -는 중이다 
İsim + 중이다
*****************

다이어트를 하 + 는 중이에요 = Diye yapma + nın ortasında
이메일을 보내 + 는 중이에요 = E-mail gönderme + nin ortasında


-만 해도 zamanla değişen şeyleri tanımlarken kullanılır. Geçmişe dair net bir şey hatırlanırsa kullanılır.
is used to express things that have changed over time. It is used when one has relatively a good memory of the past