9 Nisan 2016 Cumartesi

Resimlerle Korece - Orta seviye TOPİK sorusu


가 : 어떤 장갑으로 사다 줄까요? 원하는 것이 있어요
A : Nasıl bir eldiven alayım (alıp versem ki sana)? İstediğin bir şey (tür) var mı?

나 : 특별히 원하는 것은 없어요. 그냥 (......)
B : Özellikle istediğim birşey yok. Sadece 

1. 따뜻할 텐데요
(kişinin şuanki / gelecekteki varsayımı, farazi ifadesi)
Sıcak olacak(tır) /sıcaktır
(hava güzel ve güneşli, dışarısı sıcaktır) 

2. 따뜻할 뿐이에요
(başka bir şey değil sadece) sıcak

3. 따뜻할 리가 없어요
(birşeyin imkansızlğı vurgulanmak isteniyorsa).
Sıcak olması imkan yok / sıcak olamaz!

4.따뜻하기만 하면 돼요
(sadece bir durumun bile yeterli olacağı vurgulanmak isteniyorsa)
Sadece sıcak olması olsa yeter (sıcak olsa yeter)

Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda cevap 4 smile emoticon

17 Aralık 2013 Salı

Resimlerle Korece- 삶이란....Hayat (denilen şey)




"삶이란,
폭풍이 지나가는 것을 기다리는 것이 아니라
비와 함께 춤을 추는 걸 배우는거야!"

Hayat (denilen şey),
Fırtınanın geçmesini beklemekle değil,
Yağmurla birlikte dans etmeyi öğrenmekle alakalıdır.

Kelimeler : 
**삶 = hayat
**-이란 = -이라는 것은 = -denilen şey
**폭풍 = fırtına
**지나가다 = geçip gitmek
**지나가는 것 = geçip gitme (isim yapılıyor)
**기다리다 = beklemek
**아니 = hayır,
**비 = yağmur
**-와 = ile, birlikte
**함께 = birlikte
**춤을 추다 = dans etmek
**춤을 추는 것 = dans etme
**배우다 = öğrenmek
**-는거야 = dır, -dir

Kaynak : https://www.facebook.com/planetdream


6 Kasım 2013 Çarşamba

Resimlerle Korece-생각대로...


생각대로 살지 않으면 
Düşündüğün gibi yaşamazsan
생각 = düşünce
(-는/은)대로 = gibi, aynen; ...e göre (as, like, just as, in accordance; according to)
살다 = yaşamak
-지 않다 = olumsuzluk eki
-으면 = -se, -sa, eğer


사는대로 생각하게 된다
Yaşadığın gibi düşünmeye başlarsın
살다 = yaşamak
-게 되다 = bir durumdan başka bir duruma geçildiğini belirtir

Farklı örnekler : 
*마음대로 해
= İstediğin gibi yap
= Ne halin varsa gör

* 미안하게 됐어
=Üzgünüm

**그대로 = olduğu gibi; aynen (as it is)
**있는 그대로 = olduğu gibi, samimiyetle (as it is, frankly)
**되는대로 = rasgele, gelişgüzel (at random, at haphazard)
**될 수 있는 대로 = mümkünse, mümkün olduğu kadar (if possible, as..as possible, as...as one can)

1 Kasım 2013 Cuma

Resimlerle Korece - Anneye süpriz hediye

MBC kanalında yayınlanan 나 혼자 산다 (Yalnız Yaşıyorum) programından alıntı karelerle Resimlerle Korece başlığımıza devam edelim. İlgili kaydı izlemek için tıklayınız.

Artık Anneye hediyeyi açıklama zamanı
이제 = şimdi, artık
어머니 = anne
-에게 = -e, -a
선물 = hediye
공개하다 = açıklamak
아/어/야 하다 = zorunluluk eki
ㄹ/을 = gelecek zaman eki, nesne eki
시간 = zaman


Süpriz hediyeyi beğenecek mi?
깜짝 = süpriz
선물 = hediye
좋아하다 = beğenmek
시 = fiile saygı ifadesi katar
ㄹ까/을까? = acaba anlamı katar

31 Ekim 2013 Perşembe

Resimlerle Korece-사랑은 상처를




"사랑은 상처를 허락하는 것이다"
= Aşk yaraya/ yaralanmaya izin vermektir

사랑 = aşk, sevgi
상처 = yara
허락 = izin, müsaade
허락 하다 = izin vermek, müsaade etmek
허락 받다 = izin almak

* 허락 받았어요 = izin aldım
* 허락했어요 = izin verdim, müsaade ettim


23 Ekim 2013 Çarşamba

Resimlerle Korece - 구두수선


**구두 = ayakkabı
**수선 = 수리하다 = onarmak, tamir etmek, kabul etmek
**열쇠 = anahtar

(Reklam afişindeki slogan)
맘 맞는 사람 다섯 명 있으세요?
= Uyumlu olduğunuz / anlaştığınız 5 kişi var mı?

**맘  = 마음 = duygu, kalp
** 맞다 = doğru olmak, uyumlu/uygun olmak
**사람 = insan
**다섯 = beş, 5
**명 = tane kişi (insanlar için sayı belirtir )
**있다 = var olmak


5명 이상이면 누구나 만들 수 있는 협동조합
= 5 kişiden fazlaysanız herkesin kurabileceği kooperatif

**이상 = den fazla
**누구나 = herkes
**만들다 =  yapmak
**-을 수 있다 = -ebilmek
**협동 = işbirliği (cooperation)
**협동하다 = işbirliği yapmak; beraber çalışmak
**협동조합 = kooperatif (a cooperative association.a cooperative)


Kaynak resim : gateway korea


2 Ekim 2013 Çarşamba

Resimlerle Korece - 솔직함이란 ...


솔직함이란 모든것을 이야기하는 것이 아니라
Dürüstlük herşeyi anlatmak (konuşmak) değildir.

진실을 이야기할 때 거짓을 말하지 않는것이라 했습니다.
Gerçeği söylediğinde (konuşurken) yalan söylememektir.

Kelimeler 1: 

*솔직하다 = dürüst olmak
솔직함 = dürüstlük
*솔직히 = açıkcası, dürüst olmak gerekirse
-이라는 = -이란 = denilen (şey)
모든 = her, tüm
것 = şey, nesne
-을 / -를 = nesne eki
이야기하는 것 = anlatma işi, (anlatmak fiilini isim haline getiriyor)
아니다 = değil, olmak

10 Eylül 2013 Salı

Resimlerle Korece - 무슨 일이 있어도...


무슨 일이 있어도 변함 없이 사랑해 주는 사람을 찾기란 어렵다.
[mu-seun il-i is-seo-do byeon-ham eob-si sa-rang-hae ju-neun sa-ram-eul chat-gi-ran eo-ryeob-da]
(musın iri isseodo byomham eobşi saranghaejunın saramıl çatgiran eoryeobda)
Ne olursa olsun değişmeksizin (değişim olmadan) seven insanı bulmak zor.
무슨 = ne
일 = iş, olay
있다 = olmak, var olmak
-도 =  da, dahi, bile
변함 = değişim
없다 = yok olmak, olmamak
사랑하다 = sevmek
찾기라는 것 / 찾기란 = bulmak
어렵다 = zor olmak, zor

그런 친구가 셋이나 있으니 난 정말 운이 좋다
[keu-reon chin-gu-ga se-si-na is-seu-ni nan jeong-mal un-i joh-da]
(kıron çinguga seşina issıni nan jeongmal uni çohta)
Öyle 3 arkadaşım olduğu için ben gerçekten şanslıyım.
그런 = öyle
운이 좋다 = şansı iyi olmak, şanslı olmak

Not : eo harfi tam o harfi gibi okunmamaktadır. 


25 Temmuz 2013 Perşembe

Resimlerle Korece-인생에서 중요한 건 ...


인생에서 중요한 건 딱 두 가지야
Hayatta önemli olan sadece iki şey (vardır)
인생 = hayat
중요하다 = önemli olmak
건 =  것은 = (bir) şey

사랑하는 사람을 찾아
(Seven birini) (Sevdiğin) kişiyi ara (bul)
사랑 = Aşk, sevgi
사랑하다 =sevmek
사람 = insan, kişi
찾다 = aramak ,bulmak

그리고 매일을 인생의 마지막 날처럼 살아
Ayrıca/ Bir de hergününü hayatın son günü gibi yaşa
그리고 = ayrıca, bir de
매일 = hergün
-을 = nesne eki
-의  = -nın, -nin
마지막 = son
날 = gün
처럼 = gibi
살다 = yaşamak

10 Temmuz 2013 Çarşamba

Resimlerle Korece -누가 인내를 달라고


제가 하나 물어보도록 하죠
Ben bir soru soracağım

제 = Ben
-가 = özne eki
하나 = bir
물어보다 = sormayı denemek, sormak


누가 인내를 달라고 기도하면 신은 그 사람에게 인내심을 줄까?
Biri sabır istediğinde (sabır için dua ettiğinde) Allah o kişiye sabrı mı verir?

누가 = biri
인내 = sabır
-를/을 = nesne eki
달라고 기도하다 = birşeyi istemek için dua etmek
-면 = eğer, -se/-sa
신 = Allah
-에게 =(kişi için) -e/a, -ye/-ya
주다 = vermek
-을까 = (karşı tarafın da fikrini sorarken kullanılan soru eki)


아니면 인내를 발휘할 수 있는 기회를 주시려 할까요
Yoksa, sabrı (sabır yeteneğini geliştirebileceği) öğrenebileceği fırsatlar mı verir?

아니면  = Yoksa, değilse
발휘하다 = uygulamak, gücünü- yeteneğini göstermek
기회 = şans, fırsat

8 Temmuz 2013 Pazartesi

Resimlerle Korece 5- 화가 나면...



화가 나면 열을 세어라
Sinirliysen 10'a kadar say

풀리지 않는다면 백을 세어라
(Sinirin) çözülmediyse/geçmediyse 100'e kadar say

-제퍼슨

화가 나다 [hwa-ga na-da]= Kızgın olmak, sinirli olmak
-면 [myeon] = -se, sa (eğer)
열 [yeol] = 10, on
을 [eul] / 를 [reul] = nesne eki
세다 [se-da] = saymak
-어라/아라 [eo-ra / a-ra] = emir cümlesi yapar
풀리다 [pul-li-da] = çözülmek
-지 않다 [ji anh-ta] = cümleyi olumsuz yapar
-는다면 [neun-da-myeon]  = (eğer) -dıysa
백 [baek] = yüz



4 Temmuz 2013 Perşembe

삶을 바꾼 만남- Hayatı değiştiren buluşmalar




삶을 바꾼 만남 (Hayatı değiştiren buluşmalar/tanışmalar)


어떤 만남은 운명이다
Her buluşma kaderdir


세상에 태어나면서 부모를 만나고
Dünyaya gelerek ebeveyn(aile)imizle buluşuruz

자라면서 친구를 만나고
Büyüyüp (büyürken) arkadaşlarımızla buluşuruz/karşılaşırız/tanışırız

성숙해 가면서 사랑하는 사람을 만난다.
Olgunlaşarak (olgunlaşıp) sevdiğimiz insanla tanışırız

누구를 만나느냐에 따라
Kiminle tanıştığımıza/karşılaştığımıza göre 

삶의 모습도 달라지고,
hayatın şekli de (görünüşü/görünümü de) değişir

행복 할 수도 있고,
Mutlu da olabilirsin,

불행 할 수도 있다.
Mutsuz da olabilirsin

그러므로 우리의 일생은
Bu yüzden/Bu nedenle bizim hayatımız/ömrümüzün

모두다 만남 속에서 이루어진다.
Hepsi buluşmalardan ibarettir (buluşmaların içinden elde edilir)

누구를 만나느냐에 따라
Kiminle buluştuğuna/karşılaştığına göre 

향기를 풍길 수도
(güzel) Koku da alabilirsin/koklayabilirsin

썩은 냄새를 풍길 수도 있다.
çürük kokusu da alabilirsin/koklayabilirsin





Resimlerle Korece 4



무겁다 = ağır olmak (fiil hali)
ㅂ ile bittiği için ㅂ harfi 우'ya dönüşüyor. Ve bu fiili sıfatlaştırmak için ㄴ/ 은 ekinin eklenmesi gerekiyor.
 ㅂ istisnası için tıklayınız.

무겁다 > 무거  + 우 +  ㄴ = 무거운 nesne = ağır nesne

가볍다 = hafif olmak
오래되다 = eski olmak
새롭다 = yeni olmak
높다 = yüksek olmak > 높 + 은 = 높은
낮다 = alçak olmak
가득 찬 = dolu olmak
...seklinde devam etmektedir.




21 Haziran 2013 Cuma

Resimlerle Korece 3

Kelimer :
  이 : bu
옷 : kıyafet
어때 : nasıl
잘 : iyi
어울리다 : yakışmak, uymak
아까  : az önce
사람 + 들 : insan + lar
 대학생 : üniversite öğrencisi
같다 : aynı olmak, benzemek
-다고 했어 : cümleyi aktarma eki


Dialog :

경은: 석진아, 이 옷 어때?
Kyeong-eun: Seokjin, bu kıyafet nasıl (olmuş)?
Kyeong-eun: Seokjin, what do you think about this outfit?

석진: 음… 잘 어울려요.
Seokjin: Imm... güzel (iyi) yakışmış.
Seokjin: Um… It looks good on you.

경은: 그렇지? 아까 사람들이 나 대학생 같다고 했어.
Kyeong-eun: Değil mi? Az önce insanlar da üniv. öğrencisi gibi oluğumu söyledi.
Kyeong-eun: It does, right? Earlier today, people said I looked like a college student.

석진: 그건 아닌 것 같은데…
Seokjin: O kadar da değil...
Seokjin: I think that’s too much…

9 Nisan 2013 Salı

Resimlerle Korece 2


Aşağıdaki resim bir çay reklamı aslında. Sloganları da 남자의 차 = erkeklerin çayı


떡 = pirinç keki
사람 = insan
되다 = olmak
ㄹ 수 없다 = yetenek, beceri olumsuzluk eki (bir önceki konu)
-지만 = ama
될수 있다 = olabilir (yetenek, beceri eki)

떡은 사람이 될 수 앖지만 사람은 떡이 될 수 있다
Pirinç keki insan olamayabilir ama bir insan pirin keki (gibi) olabilir.  (Yorgunluktan bu hale gelebilir.)

Bununla ilgili bir reklam. 
헛개 = kuru üzüm
헛개 차 = kuru üzüm çayı

19 Mart 2013 Salı

Resimlerle Korece 1

마을 버스[ma-eul beo-seu] = Mahalle Otobusu / Dolmuş
창문 / 유리창 [chang-mun / yu-li-chang] = Pencere / Cam
번호판 [beon-ho-pan] = Araba plakası
앞바퀴 / 뒷바퀴 [ap-ba-kwi] = Ön Teker / arka teker
운행 노선 [un-haeng no-seon] = Rota (Gidiş&Geliş)