3 Temmuz 2013 Çarşamba

-고 "ve" / 그리고 "Ayrıca"



-고 = 그리고 'nın kısaltılmış halidir, "ayrıca", "ve" gibi anlamları vardır. İki farklı cümleyi birleştirmek için kullanılır.
Fiil, sıfat ve isimden hemen sonra gelir. isim + 이다

Kelimeler :
**휴가 [hyu-ga]  = tatil
**때 [ttae] = zaman
**무엇 [mu-eot] = 뭐 [mwo] = ne
**하다 [ha-da] = yapmak
**았/었/였어요 = geçmiş zaman eki
**여행을 하다 [yeo-haeng-eul ha-da] = seyahat etmek
**한국 [han-guk] = Kore
**-에 [e] = e,de
**갔다오다 [kat-da-o-da] = gidip gelmek
**음식 [eum-shik] = yemek
**을/를 = nesne eki
**좋아하다 = hoşlanmak, sevmek
**노래 [no-rae] = şarkı
**도 [do] = dahil anlamında ki "-de"
**오늘 [o-neul] = bugün
**춥다 [chub-da] = soğuk olmak
**비가 오다 [bi-ga o-da] = yağmur yağması

Günleri sayma 하루,이틀~



Günleri sayarken aşağıdaki şekilde belirtmeliyiz. 한 날, 둘 날 şeklinde olmaz.

Normal sayı sistemi için kore sayma sistemini okuyunuz.

하루: Bir gün
이틀: iki gün
사흘: üç gün
나흘: dört gün
닷새: beş gün
엿새: altı gün
이레: yedi gün
여드레: sekiz gün
아흐레: dokuz gün
열흘: on gün
열하루 : 11 (onbir) gün
열이틀 : 12 (oniki) gün
...
열닷새  / 보름 15 (onbeş) days
. . .. . .
열이레 : 17 (onyedi) gün
열여드레 : 18 gün
열나흐레 : 19 gün
스물 : 20 gün
스물하루 : 21 gün
. . .
스물나흐레 : 29 (yirmi dokuz) gün
서른 / 한 달 : 30 (otuz) gün / bir ay

Examples
내 생일 이틀 남았어요.
Doğum günüme 2 (iki) gün var/kaldı.
It is two days before my birthday.

사흘만 더 시간을 주세요?
Sadece 3 gün daha zaman verir misiniz?
Can you give me three more days time?

이레 동안 안 피웠어요.
Yedi gün boyunca sigara içmedim.
I haven’t smoked for seven days.

kaynak : http://sydneytoseoul.wordpress.com/2012/09/06/%ED%95%98%EB%A3%A8-%EC%9D%B4%ED%8B%80-%EC%82%AC%ED%9D%98-counting-days/

Şarkılarla Korece - Spring rain (봄비 - 백지영)


"구가의 서 Gu Family Book" isimli kore dizisinin ost'larından bir tanesi.



Kız : "제가 만약 그 운명을 피하지 않으면 어찌 됩니까? 그 운명을 피할 수 없을 것 같아"
Ben eğer bu kaderden kaçmazsan ne olacak? Bu kaderden kaçabileceğimi sanmıyorum

Adam : "둘 중 하나가 죽음에 일을지도 모르니 "
"İkinizden biri ölebilir/ölecek"

봄비 = Bahar Yağmuru

 사랑은 봄비처럼 다가와
Aşk, ilkbahar yağmuru gibi (bana) yaklaşıyor

촉촉하게 날 흠뻑 적신다
İliklerime kadar ıslatıyor

얼어붙어 있던 내 가슴을
Buz tutmuş (donmuş) kalbimi

소리도 없이 녹이며 날 깨운다
Sessizce eriterek beni uyandırıyor

달다
Tatlı

아련한 느낌 설레이는 맘
Belirsiz/bulanık duygularım, heyecanlanan/çarpan bu kalbim

지금까지 난 알지 못했던 사랑인가봐
Şimdiye kadar bilmediğim aşk olmalı

사랑은 처음처럼 날 다시
Aşk, ilk seferki gibi beni tekrardan

태어날 수 있게 만든다
(doğmuş gibi yaptı)

2 Temmuz 2013 Salı

Korece Kıyaslama eki -보다


İki nesneyi veya herhangi bir iki şeyi kıyaslarken kullanılır. Türkçedeki "ben senDEN biraz da olsa uzunum" gibi bir cumle kurarken ki kullandığımız "-den" ekine karışılık gelmektedir.

***************************
Yapısı : İSİM + 보다 = -den/-dan
***************************

나 / 저 [na] / [jeo] = ben
나보다 [na bo-da]= benden
너/당신 = sen

더 = daha
덜 = daha az, az

저는 당신보다 커요 (**크다 : büyük olmak)
= Ben senDEN uzunum/büyüğüm.

당신은 저보다 작아요 (**작다 : Kısa olmak)
= Sen benDEN kısasın