22 Kasım 2013 Cuma

Korece -(으)니까 -dığı için eki

"Meşgulüm, o yüzden tekrar arama!"
바빠요. 그러니까... Meşgulüm. O yüzden....

Emir, istek ve soru cümlelerinde kullanılır. Anlam olarak, "-dığı için, için, o yüzden" gibi anlamlar katar. 그러니까 ile aynı anlama gelmektedir. 그러니까 yeni bir cümleye başlarken kullanılırken (으)니까 eki sebep göstererek iki cümleyi bir birine bağlar.
İsim ile birlikte kullanılmak istendiğinde ise "isim + 이다" yapısı kullanılır. Öneri ve emir cümlesi olacağından dolayı bitiş cümlesinin de o şekilde olması gerekmektedir.

 (으)니까 ve 아/어/여서 ekleri birbiriyle karıştırılıyor. Fakat yukarıda da söyledeğim gibi, istek, emir ve soru belirtmiyorsa, "Geç kaldığım için özür dilerim-늦어서 미안해요" gibi bir düz cümle ise  아/어/여서 eki kullanılmalı.

Örnek :

**봄 : bahar > 봄 + 이 + 니까 >  봄이니까
**바쁘다 : meşgul olmak, yoğun olmak >  바쁘+ 니까 >  바쁘니까

1.
가: 분홍색하고 갈색 티셔츠 중에서 오느 것이 좋아요?
A : Pembe renk ve siyah renk tişört içinden hangisi daha iyi?

나: 봄이니까 밝은 색갈로 사세요.
B : Bahar olduğu için açık renkli olanı alınız. (öneri var)

2.
가 :  뭘 타고 갈까?
A : Neye binip gidelim?

나:  빨리 가야 하니까 택시를 타고 갑시다
B : Çabucak gitmemiz gerektiği için taksiye binip gidelim.

3.
지금 바쁘니까 나중에 다시 전화하세요
Şuan meşgul olduğum için daha sonra tekrar arayınız.

4.
백화점능 비싸니까 할인 매장에 가 보세요
AVM pahalı olduğundan dolayı / olduğu için outlet mağazasına gidiniz.

5.
이 영화는 재미있으니까 꼭 보세요
Bu film çok güzel, o yüzden muhakkak izleyin
Bu film çok güzel olduğu için muhakkak izleyin

10 Kasım 2013 Pazar

Korece Hikaye Kitabı-1 젊어지는 샘물, 혹부리 영감, 금도끼와 은도끼

Korece hikaye kitapları okumaya başladım ve hikayeleri yazamasam da bilmediğim kelimeleri buraya not edip, hem kendim için hem de öğrenmek isteyenler için paylaşmak istedim.

1. Hikaye
젊어지는 샘물 Gençleştiren su



2. Hikaye
혹부리 영감 (Büyük) Benli İhtiyar 1
2 3

3.ise
금도끼와 은도끼 Altın balta ve gümüş balta izle

**********
Kelimeler
**********

ㄱ
가만히 |, hiçbirşey yapmadan durmak,| 아무것도 하지 않고
거짓말쟁이 | yalancı , | 거잣말을 잘하는 사람
걸음걸이 | yürüyüş şekli, | 걸음을 곧는 모양
겁이 나다 | korkmak, korku ortaya çıkmak |무서운 마음이 생기다
게다가 |üstelik, bir de |그뿐만 아니라
견디다 | dayanmak; katlanmak (bear, subsist, endure, stand, put up with) | 참아 이기다
고개를 젓다 | başı sağa sola sallamak, hayır anlamında| `아니요`라는 뜻으로 머리를 좌우로 흔들다
곧장 |dosdoğru; direk; öne doğru (straightly)| 바로
골짜기 |vadi | 산과 산 사이에 V자 모양으로 깊게 들어건 곳
궁금하다 |merak etmek, bilmek istemek | 알고 싶다
금도끼 | altın balta | 금으로 만든 도끼
금세 |hemen, cok kisa surede | 빨리, 금방, 잚은 시간 안에
기가 막히다 |şaşırıp kalmak | 순간 말이 안 나올 만큼 놀라다
기르다|beslemek; yetiştirmek (raise)| 보살펴서 자라게 하다
* 보살피다 : (hasta, yaşlı vb.bir kimseye) iyi bakmak (take care of, care for)
길이 들다 | | 물건을 오랫동안 사용해서 쓰기 좋게 되다
깜빡 | aniden | 순간적으로 잠깐
꺼내다 |dışarı çıkarmak (pull out) | 안에서 밖으로 나오게 하다

6 Kasım 2013 Çarşamba

Resimlerle Korece-생각대로...


생각대로 살지 않으면 
Düşündüğün gibi yaşamazsan
생각 = düşünce
(-는/은)대로 = gibi, aynen; ...e göre (as, like, just as, in accordance; according to)
살다 = yaşamak
-지 않다 = olumsuzluk eki
-으면 = -se, -sa, eğer


사는대로 생각하게 된다
Yaşadığın gibi düşünmeye başlarsın
살다 = yaşamak
-게 되다 = bir durumdan başka bir duruma geçildiğini belirtir

Farklı örnekler : 
*마음대로 해
= İstediğin gibi yap
= Ne halin varsa gör

* 미안하게 됐어
=Üzgünüm

**그대로 = olduğu gibi; aynen (as it is)
**있는 그대로 = olduğu gibi, samimiyetle (as it is, frankly)
**되는대로 = rasgele, gelişgüzel (at random, at haphazard)
**될 수 있는 대로 = mümkünse, mümkün olduğu kadar (if possible, as..as possible, as...as one can)

5 Kasım 2013 Salı

Günün Cümlesi-텔레비전은 거실에 있습니다.



텔레비전은 거실에 있습니다.
= Televizyon oturma odasındadır.
= TV oturma odasında var

텔레비전 [tel-le-bi-jeon]
1.televizyon, TV

-은 [eun]
1. (konu eki)
2. (vurgulama eki)
3. (fiili isim yapma eki, geçmiş zamanda)
4. (zarfı isim yapm eki, geniş zaman)
5. gümüş (metal)