24 Ocak 2015 Cumartesi

Korece -dığı sürece anlamına gelen ekler (as long as) + -기만 하면 / -(느)ㄴ 한 / -지만 않으면



Ekleri tek tek ele alırsak;

1. Fiil + -기만 하면
Eğer ... sadece ... yaparsan

여기에 있기만 하면 괜찮아요.
[yeo-gi-e it-gi-man ha-myeon gwaen-cha-na-yo.]
= Sadece burada olursan güvende olacaksın
= Burada olduğun sürece güvendesin / sorun olmayacak
= As long you are here, you’re fine.

2. Fiil  + -(느)ㄴ 한
...sınırları içerisinde

** Bu form diğerlerinden biraz daha resmi bir anlam katan ektir.

제가 열쇠를 가지고 있는 한, 아무도 못 들어가요.
[ je-ga yeol-soe-reul ga-ji-go it-neun han, a-mu-do mot deu-reo-ga-yo.]
= Anahtarların bende olduğu (sınırları içerisinde) süresince kimse içeri giremez.
= Ben, anahtara sahip olduğum sürece kimse içeri giremez.
= As long as I have the keys, no one can go in.

20 Aralık 2014 Cumartesi

아무 ...(도) kullanımı


아무한테도 말하지 마세요
Kimseye söyleme(yin)

전 아무것도 두렵지 않아요.
= Ben, hiçbir şeyden korkmuyorum
= I'm not scared of anything.

아무 + [isim] + 도, gelen isme göre "hiçbir" anlamı katar. Yukarıdaki örnekte "것 = şey, nesne" araya girmiş ve "hiçbir şey" olarak çevrilmiştir. Olumsuz cümlelerde kullanılır. Cumle olumsuz biter

아무도 = hiç kimse, kimse (araya herhangi bir şey koymazsanız kişi için kullanılır.)
→ 아무도 없어 = kimse yok, hiç kimse yok

아무 + [일] + 도 = hiçbir iş
→아무일도 없었다 = hiçbir şey/iş yoktu

아무 생각도 안 해
→ Hiçbir düşünce düşünmüyorum→ hiçbir şey düşünmüyorum

22 Kasım 2014 Cumartesi

아/어 보이다 (gibi) görünüyor



행복해 보여요
Mutlu görünüyor (lar)

이 표현은 겉으로 볼 깨 어떤 사람의 감정이나 상태 혹은 물건이나 일의 상태에 대해 느껴지거나 추측되는 것을 표현할 때 사용합니다
This expression is used to indicate one's conjecture or feelings based on the outward appearance of a person, thing or event

Bu ifade birisinin bir kişi/şey/olayın görünümüne dayalı olarak bulunduğu tahminini ya da duygusunu belirtmek için kullanılır.


A : 할아버지, 청바지 입으셨네요
A : Dede, kot pantolon giymişsin

B : 청바지를 입으니까 더 젊어 보이지?
B : Kot pantolon giydiğimden daha genç görünüyorum di mi? (değil mi?)

1 Kasım 2014 Cumartesi

Sıfat/Fiil-곤 하다 Alışkanlık belirten ek



-고는 하다 formunun kısaltılmışı 곤 하다'dır. Bir alışkanlığı ya da sürekli yapılan eylemleri belirten ektir.
Geniş zamanda "zaman zaman", "şuan ve sonrasında"yı temsil ederken "-ar/-er"
Geçmiş zamanda "(eskiden) -erdi" ekine denk geliyor.

취미로 소설을 쓰곤 했다
= Hobi olarak roman yazardım.

날씨가 좋은 여름날 저녁이면 우리는 식사를 마치고 아래 정원으로 내려가곤 했다.
Havanın güzel olduğu bir yaz akşamıysa biz, yemeğimizi bitirip alt bahçeye inerdik. (giderdik)

밤이면 아기가 울곤 했다
Geceyse/ geceleri bebek ağlardı

텔레비전을 많이 보곤 해서 어머니한테 많이 혼나곤 했습니다.
Televizyonu çok izlediğim için (TV izleme alışkanlığı) Annemden azar yerdim.

한국어를 보통은 집이나 카페에서 공부를 하곤해요
= Koreceyi genellikle ev ya da kafe'de çalışırım. (bir alışkanlık oldu)